Dünya ve Türkiye Ekonomisindeki Gelişmeler - Şubat 2026

31.Ara 30.Oca Değişim
5-Y CDS Primi (bp) 205 219 14 bp up
2-Y Gösterge Tahvil Faizi %37,22 %34,61 -261 bp down
BIST-100 11.262 13.838 %22,9 up
USD/TL 42,9498 43,4771 %1,2 up
EUR/TL 50,2667 51,5328 %2,5 up
Döviz Sepeti 46,6083 47,5050 %1,9 up

Genel Değerlendirme

2026 yılının ilk ayı, Dünya Ekonomik Forumu’nun Küresel Risk Raporu’nda kısa vadeli en büyük risk unsuru olarak öne çıkan “jeoekonomik çatışma” riskinin belirginleştiği bir ay oldu. Ocak ayı boyunca Venezuela, İran ve Grönland kaynaklı jeopolitik gerilimler ve bunlara eşlik eden ticaret politikalarına ilişkin açıklamalar güvenli yatırım araçlarına yönelik talebi artırarak metal piyasalarında tarihi yüksek seviyelerin test edildiği yukarı yönlü bir görünümü beraberinde getirirken, küresel hisse senedi piyasalarında da zayıf ABD doları ve yapay zekâ temalı hisselere yönelik devam eden ilginin desteğiyle risk iştahının korunduğu bir tablo izlendi. Öte yandan, ayın sonunda ABD Başkanı Trump’ın Fed başkanlığı için açıkladığı adayın diğerlerine kıyasla daha şahin algılanmasıyla da birlikte görülen dalgalanma, piyasaların ABD yönetiminin karar değişiklikleri karşısındaki kırılganlığını gözler önüne serdi.

Öte yandan, Ocak ayında açıklanan veriler ekonomik aktivitenin ABD’de öngörülenden güçlü seyrettiğine, Euro Alanı’nda bir miktar hız kazansa da ılımlı seyrini sürdürdüğüne işaret etti. Çin ekonomisi de, yıl boyunca en büyük ticari ortağı ABD'den gelen yoğun tarife baskısına rağmen alternatif pazarlara yönelimle 2025 yılı genelinde rekor ticaret fazlası vererek dirençli büyüme performansını sürdürdü. Küresel ticarete ve ekonomi politikalarına ilişkin belirsizliklerin yüksek seyrettiği söz konusu ortamda, Avrupa Birliği’nin Hindistan ile üzerinde mutabakata vardığı ticaret anlaşmasının Türkiye üzerindeki etkileri önümüzdeki dönemde yakından takip edilecek.

Yurt içinde öncü göstergeler sanayi üretimindeki baskıların sürdüğüne, talebin ise ivme kaybetmekle birlikte halen istenen seviyelere gerilememiş olabileceğine işaret ediyor. Altın ve petrol fiyatları başta olmak üzere küresel piyasalardaki dalgalanmalar yurt içinde de cari açığın, TCMB rezervlerinin ve hanehalkı varlığının görünümü açısından yakından izleniyor. Söz konusu gelişmeler en önemli gündem maddesi olan enflasyonun seyri açısından da yakından takip ediliyor. Ocak ayında gıda fiyatlarındaki hızlı artışın yanı sıra asgari ücret başta olmak üzere işgücü ödemelerindeki ve yönetilen/yönlendirilen fiyatlardaki güncellemeler beklendiği üzere aylık enflasyonun yüksek gerçekleşmesine neden oldu. Bu dönemde temel mal grubu enflasyonunda gözlenen bozulma yılın ilk aylarına özgü olarak değerlendirilse de, beklentilerin ve hizmet enflasyonundaki katılığın kırılması enflasyonun önümüzdeki dönem seyri açısından önem arz ediyor. Bu çerçevede, TCMB tarafından 12 Şubat’ta açıklanacak olan yılın ilk Enflasyon Raporu ve TCMB Başkanı’nın vereceği mesajlar enflasyon beklentilerinin şekillenmesi açısından yakından takip edilecek.