2026 - II.
Çeyrek
Alper Gürler - Bölüm Müdürü
alper.gurler@isbank.com.trH. Erhan Gül - Birim Müdürü
erhan.gul@isbank.com.trGamze Can - Müdür Yardımcısı
gamze.can@isbank.com.trBüşra Ceylan - Uzman Yardımcısı
busra.ceylan@isbank.com.trOnuray Günaydın - Uzman Yardımcısı
onuray.gunaydin@isbank.com.trTürkiye ekonomisi ikinci çeyrekte yıllık bazda %2,3 büyüdü.
Türkiye ekonomisi 2026’nın ikinci çeyreğinde, bir önceki yılın aynı dönemine kıyasla zincirlenmiş hacim endeksine göre %2,3 ile piyasa beklentilerinin altında büyüdü. %2,3’lük yıllık büyüme, 2020’nin ikinci çeyreğinden bu yana izlenen en zayıf performansa işaret ederken, mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış verilere göre ekonomik aktivite ikinci çeyrekte bir önceki çeyreğe kıyasla ivme kazandı. Bu dönemde Türkiye ekonomisi çeyreklik bazda %1,1 ile geçtiğimiz yılın ikinci çeyreğinden bu yana en hızlı büyümesini kaydetti Yılın ilk yarısında yıllık bazda %2,5 büyüyen Türkiye ekonomisinin yıllıklandırılmış büyüklüğü cari fiyatlarla 73,0 trilyon TL’ye, ABD doları bazında da 1,7 trilyon USD’ye ulaştı.
TÜİK, 2024 ve 2025 büyüme verilerini sırasıyla %3,5’e (önceki %3,3) ve %3,7’ye (önceki: %3,6) revize ederken, 2026 yılının ilk çeyreğine ilişkin yıllık büyüme verisini %2,6 (önceki %2,5), mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış çeyreklik büyümeyi de %0,3 (önceki: %0,1) olarak güncelledi.
Tüketim ve yatırım harcamalarında ivme kaybı...
Harcamalar yöntemiyle verilere bakıldığında büyümedeki ivme kaybında tüketim ve yatırım harcamalarındaki zayıflamanın etkili olduğu görülüyor. Yılın ikinci çeyreğinde özel tüketim harcamaları yıllık bazda %3,5 genişleyerek (önceki: %5,1) büyümeye 2,3 puan katkı sağladı. Kamu tüketim harcamaları ise yıllık bazda %1,8 gerileyerek büyümeyi 0,2 puan aşağı çekti. Yıllık bazda %0,6 artarak 2024’ün üçüncü çeyreğinden bu yana en olumsuz performansını sergileyen yatırım harcamalarının büyümeye katkısı ise 0,2 puan ile sınırlı kaldı. Yatırım harcamalarının detayına bakıldığında inşaat yatırımlarının 2023’ün ikinci çeyreğinden bu yana ilk kez yıllık bazda düşüş kaydettiği, makine ve teçhizat harcamalarındaki artış eğiliminin ise ivme kaybetmekle birlikte sürdüğü gözlendi.
Altı çeyreğin ardından net ihracat büyümeye pozitif katkı sağladı.
2024’ün son çeyreğinden bu yana art arda altı çeyrekte yıllık büyümeye negatif katkı sunan net ihracat bu yılın ikinci çeyreğinde büyümenin sürükleyicisi oldu. Bu dönemde net ihracatın yıllık büyümeye katkısı 0,6 puan olurken, ihracat yıllık bazda %3,4, ithalat ise %6,4 düşüş kaydetti. Net ihracatın büyümeye desteği mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış verilerde daha belirgin oldu. Bir önceki çeyreğe göre özel tüketim harcamalarının %1,3 daralıp, yatırım harcamalarının yatay seyrettiği bu dönemde ihracatta %6,2’lik artış, ithalatta %1,8’lik düşüş kaydedildi.
İnşaat hariç ana sektörler büyümeye pozitif katkı yaptı.
Üretim yöntemiyle GSYH verilerine göre, yılın ilk çeyreğinde yıllık bazda %0,5 daralan sanayi sektörü ikinci çeyrekte %2,4 büyüyerek GSYH artışına 0,5 puan yukarı yönlü etkide bulundu. Geçen yılın düşük bazının yanı sıra üretim koşullarındaki iyileşmenin de etkisiyle yıllık bazda %13,3 büyüyen tarım sektörü, GSYH büyümesine 0,5 puanla 2020’nin üçüncü çeyreğinden bu yana en yüksek katkısını sağladı. Bu dönemde hizmetler de büyümeye 1,2 puan ile en yüksek katkıyı sunan sektör oldu. İnşaat sektörü bu dönemde 2022 yılının üçüncü çeyreğinden bu yana ilk kez daralarak büyümeyi 0,1 puan aşağı çekti.
Mevsim ve takvim etkisinden arındırılmış verilere göre ilk çeyrekte bir önceki çeyreğe göre %5,3 büyüyen tarım sektörünün bu dönemde %4,0 ile güçlü büyüme sergilemeye devam ettiği, inşaat sektörünün ise daralma eğilimini art arda üçüncü çeyreğe taşıdığı izlendi. Hizmetler sektörü katma değeri içerisindeki payı %40 olan ticaret ve turizm ilişkili sektörlerin izlendiği kalemde zayıf bir performans kaydedilirken, payı %4 düzeyinde bulunan bilgi ve iletişim sektöründe olumlu bir performans göze çarpıyor.
Beklentiler…
İkinci çeyrek GSYH verileri sıkı finansal koşullara bağlı olarak iç talepteki ivme kaybının belirginleştiğine işaret etti. Öncü göstergeler iç talepteki ivme kaybının yılın üçüncü çeyreğinde de devam ettiğine işaret ediyor. Bu çerçevede, önümüzdeki dönemde jeopolitik gelişmelerin ve bu gelişmelere bağlı olarak enerji fiyatlarının seyrinin yanı sıra merkez bankasının para politikasında atacağı adımlar büyümenin şekillenmesinde belirleyici olacak.