Dünya ve Türkiye Ekonomisindeki Gelişmeler - Ekim 2026
Alper Gürler - Bölüm Müdürü
alper.gurler@isbank.com.trH. Erhan Gül - Birim Müdürü
erhan.gul@isbank.com.trDilek Sarsın Kaya - Müdür Yardımcısı
dilek.kaya@isbank.com.trBüşra Ceylan - Uzman Yardımcısı
busra.ceylan@isbank.com.trOnuray Günaydın - Uzman Yardımcısı
onuray.gunaydin@isbank.com.trGenel Değerlendirme
Eylül ayının ikinci yarısında ABD ile İran arasında arabulucular üzerinden görüşmelerin yeniden başlaması diplomatik çözüm beklentilerini desteklese de temel başlıklardaki görüş ayrılıkları devam etti. Bu dönemde enerji fiyatlarındaki yüksek seyir küresel enflasyon görünümü üzerindeki baskıları artırırken, öncü göstergeler de girdi maliyetlerindeki artışın sürdüğüne işaret etti. Bu çerçevede Fed, ECB ve BoJ Eylül toplantılarında politika faizlerini artırırken, merkez bankaları artan enflasyonist risklere dikkat çekti. Eylül’de tahvil faizlerindeki yükseliş küresel hisse senedi piyasalarında risk iştahını baskılarken, yapay zeka temalı teknoloji hisselerine yönelik ilgi kayıpları sınırladı.
Öte yandan, Eylül ayında açıklanan öncü veriler yapay zeka yatırımlarının üretim ve ticarete sağladığı destekle beraber küresel ekonomik aktivitenin dirençli seyrini koruduğuna ve yılın son çeyreğine güçlü bir başlangıç yapacağına işaret ediyor. Önümüzdeki dönemde enerji fiyatlarında devam eden yüksek seyrin tüketici fiyatlarına geçişkenliği küresel enflasyon görünümü ve merkez bankalarının politika kararları açısından belirleyici olmaya devam edecek.
Yurt içinde üretime ilişkin açıklanan öncü veriler yılın üçüncü çeyreğinde sanayi sektörünün faaliyet koşullarındaki zayıf görünümün sürdüğüne, iç talepteki yavaşlamanın da belirginleştiğine işaret etti. 6 Eylül’de yayımlanan Orta Vadeli Program’da da, 2026 yılına ilişkin geçen yıl yapılan öngörülerin büyümede daha yavaş, enflasyonda, cari açıkta ve bütçe açığında daha yüksek beklentilerle revize edildiği görüldü. Orta Doğu’daki gerilimin gidişatına ve kalıcılığına bağlı olarak enerji fiyatlarının seviyesi ve bazı yatırım fonlarında yaşanan tasfiye sürecinin etkilerinin hissedilebileceği yurt içi talep görünümü önümüzdeki dönemde enflasyon başta olmak üzere makro göstergelerin seyri açısından en önemli unsur olmaya devam edecek. Eylül toplantısında sıkı parasal duruşunu koruyan TCMB’nin 22 Ekim tarihli bir sonraki toplantısında vereceği mesajlar yakından takip edilecek. Öte yandan, Eylül ayında bazı fonlardaki likidite sorunları nedeniyle finansal piyasalarda gözlenen oynaklığın ne ölçüde kalıcı olacağı da yakından izlenecek.