Dünya ve Türkiye Ekonomisindeki Gelişmeler - Eylül 2026
Alper Gürler - Bölüm Müdürü
alper.gurler@isbank.com.trH. Erhan Gül - Birim Müdürü
erhan.gul@isbank.com.trDilek Sarsın Kaya - Müdür Yardımcısı
dilek.kaya@isbank.com.trBüşra Ceylan - Uzman Yardımcısı
busra.ceylan@isbank.com.trOnuray Günaydın - Uzman Yardımcısı
onuray.gunaydin@isbank.com.trGenel Değerlendirme
Küresel belirsizliklerin yüksek seyrini koruduğu Ağustos ayında, Orta Doğu’daki jeopolitik gerilim ayın büyük bölümünde görece hafif seyrederken, ayın son günlerinde yeniden artış kaydetti. Ayrıca, Rusya-Ukrayna cephesinde tansiyonun yeniden yükseldiği ve buğday fiyatlarında hızlı yükselişe yol açtığı görüldü. Bu durum halihazırda güçlü seyreden küresel enflasyonist baskıları beslerken, Fed Başkanı Kevin Warsh’ın Jackson Hole’da enflasyonun hâlen hedefin üzerinde seyrettiğine yönelik değerlendirmeleri sonrasında Fed’in Eylül ayında faiz artırımına gideceği beklentileri güçlendi. Enflasyonist risklerin yanı sıra artan kamu borcu ve yüksek bütçe açıklarına ilişkin endişelerle Temmuz ayında başlayan uzun vadeli tahvil faizlerindeki yükseliş Ağustos ayında hızlanarak finansal koşullar üzerindeki baskıyı artırdı. Euro Alanı’nda Ağustos enflasyonunun yaklaşık son 3 yılın en yüksek seviyesine çıkmasının ardından ECB’nin Eylül toplantısında faiz artışına gideceğine neredeyse kesin gözüyle bakılmaya başlandı. Japonya Merkez Bankası’nın da Eylül toplantısında politika faizini artırması bekleniyor. Eylül ayında jeopolitik gelişmeler ve başlıca merkez bankalarının toplantılarının yanı sıra 24 Eylül’de Washington’da gerçekleştirilmesi planlanan Trump-Xi görüşmesi de yakından takip edilecek.
Yurt içinde ikinci çeyrek büyüme verileri ekonomik aktivitenin yıllık bazda ivme kaybettiğine işaret ederken, özel tüketimin büyümeye katkısının gerilemesi iç talepteki yavaşlamayı teyit etti. Ağustos ayına ilişkin öncü göstergelerden tüketici ve reel kesim güveninin iyileşmesine karşılık imalat tarafında zayıf talep koşullarının sürmesi, beklentilerdeki toparlanmanın mevcut faaliyet görünümüne henüz belirgin biçimde yansımadığını gösteriyor. Yıllık enflasyondaki gerileme Ağustos ayında da devam ederken, ay sonunda jeopolitik gerilimin yeniden artması enerji fiyatları üzerinden enflasyon görünümüne ilişkin belirsizlikleri canlı tutuyor. TCMB’nin Ağustos’ta bir hafta vadeli repo ihalelerine yeniden başlayarak ağırlıklı ortalama fonlama maliyetinin %37 olan politika faizi seviyesinde oluşmasını sağlaması, para politikasının operasyonel çerçevesinde normalleşme yönünde önemli bir adım oldu. Son Enflasyon Raporu’nda yılsonu tahminini %28’e yükselten TCMB’nin 10 Eylül’de gerçekleştireceği toplantıda vereceği mesajlar ile Eylül ayında açıklanması beklenen Orta Vadeli Program’a ilişkin gelişmeler yakından takip edilecek.